16 Aralık 2017 Cumartesi

Facebook, gizlemeden, açıkça Türk, Türkiye ve İslam düşmanlığı yapıyor! | Facebook ülkemizdeki kripto Yahudi ve Ermenileri göstere göstere koruyor. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, video izle, gerçek yüzü, sabetaycılar, sabetayizm, siyonizm, telegram, sansür, whatsapp, gizli yahudiler, cia, mossad

Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


➥ Telegram uygulamasını şuradan kurabilirsiniz: http://www.telegram.org 

➥ Akademi Dergisi Telegram grubu şurada: http://www.t.me/AkademiDergisi 

➥ Telegram grubumuzu takip etmek için PC'ye ya da mobil cihazlara uygulama kurmak zorunda değilsiniz. http://web.telegram.org üzerinden, bir web tarayıcı ile (uygulama kurmadan) oturum açabilirsiniz. 

5 Ekim 2017 Perşembe

Sinan Meydan bir tarihçi değil, kasten okuyucuyu aldatan müfterinin tekidir. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, fethi tevetoğlu, sinan meydan, tarkan, yusuf hikmet bayur, tarih, sabetaycılar, tanzimat fermanı, gizli yahudiler, siyonizm,

Fethi Tevetoğlu, kripto Yahudi Tarkan'ın büyük amcasıdır.

Sinan Meydan bir tarihçi değil, kasten okuyucuyu aldatan müfterinin tekidir.

On yıla yaklaşıyor, neler paylaştık, duyurduk, ispat ettik de bir tanesine karşılık veremedi, ilim adamlığının gereğini yaparak bu gerçekleri kabullenmeliydi ama inkar etti, bu kadar süredir bunca tarihi gerçeği, ispatı, kaynağı görmezden geldi, geliyor ama hala her fırsatta, herkesten daha fazla Türk ve vatansever görünerek tarihimize, değerlerimize, inançlarımıza saldırıyor.

3 Ekim 2017 Salı

İslam düşmanı Oda TV'nin Sabetaycı dostluğu: Buket Aydın Sabetayist mi? | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, ferit şahenk, ntv, oda tv, sabetayistler, gizli yahudiler, buket aydın, deniz baykal, gerçek yüzü, fetö,
Bursalı...
 
Evlendiği kocası Erce Baykal...
 
Hani AKPKK'li Sabetaycı Bülent Arınç'ın yakın akrabası olan CHPKK eski lideri Sabetaycı gizli Yahudi Deniz Baykal var ya, onunla aynı soy adı taşıyor ama Buket Baykal'ı kullanmadığı gibi, Buket Aydın Baykal'ı da kullanmıyor.

İslam düşmanı Oda TV yine faka bastı: Diyanet'i Müslümanlar değil, Sabetaycılar kurdu, yönetti. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sabetaycılık, sabetayistler, içimizdeki israil, kripto yahudiler, diyanet işleri başkanlığı, oda tv, haram, faiz,
'Oda TV yine yakalamış Diyanet'i' mi dememizi bekliyorlar bilmiyoruz ama, gazeteci kimliğine bürünmüş bu acayip ekibin çok tuhaf bir bakış açısı var.

Sabetaycıların kurduğu ve tarihi boyunca elinde tuttuğu Diyanet'in, devlet hazinesinden aldığı para da, İslamiyet'te "haram" olarak kabul edilen para... Çünkü hazineye giren parada, her türlü faiz gelirleri var, her türlü şans/kumar oyunlarından alınan vergiler var. Alkollü içkilerden alınan vergiler var, hatta resmi vesika ile fuhuş yapan fahişelerden alınan vergiler de var.

9 Eylül 2017 Cumartesi

Sabetaycı gizli Yahudi Uğur Dündar, Sabetaycı gizli Yahudi Osman Nevres (Hasan Tahsin)'i anlatıyor. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, uğur dündar, osman nevres, hasan tahsin, sabetayistler, gizli yahudiler, bülbülderesi mezarlığı, şemsi efendi - şimon zwi, selanik dönmeleri, gerçek yüzü, sözcü gazetesi

Sabetaycı gizli Yahudi Uğur Dündar, Sabetaycı gizli Yahudi Osman Nevres (Hasan Tahsin)'i anlatıyor. 

Sene 2017 olmuş, İçimizdekiİsrail'i bu derece deşifre etmişiz ama hiçbir şey olmamış gibi davranmak istiyorlar. Bu milleti aptal yerine koyuyorlar. 

Osman Nevres (daha bilinen adı ile Hasan Tahsin), ruh hastası biri idi. Ortalığın birbirine girmesine sebep olmuştu. Yaptığı kahramanlık değildi, hasta bir psikolojinin işiydi. Kamalizm maskesi ile bu milleti aldatarak, hile ve ihanet ile Sabetayizm rejimi kuranlara, kurdukları rejimi ve adına rejim kurdukları Adıtürk'ü hukuksuzca resmi müfredat ve devlet gücü hatta yer yer devlet terörü ile kutsallaştıranlara, bol bol malzeme lazımdı, aralarından çıkan ruhi sıkıntılı kişileri bile, lüzumsuz herifleri bile kahramanlaştırdılar. 

20 Temmuz 2017 Perşembe

Üzülme Numan! Diyanet'i sizin Sabetaycılar, tam ayarında kurdular | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, akp'nin gerçek yüzü, bop projesi, gerçek yüzü, gizli yahudiler, içimizdeki israil, Mehmet Fahri Sertkaya, mustafa kemal atatürk, numan kurtulmuş, sabetaycılar,


Üzülme Numan, Diyanet'in düzeni, başında hiç politikacı yokken de tıkır tıkır işleyecek şekilde kurulmuştur. 



Zaten Diyanet dediğin de Sabetaycı gizli Yahudi Kamal Adıtürk (Atatürk) tarafından kurulmuştur. 

Sen çokça deşifre oldun ve artık bu kurumdan mes'ul bir Sabetaycı gizli Yahudi değilsin, Kültür bakanlığına çekmişler seni ama yerine kim geldi, bu kararları kim verdi, kararları verenler de yerine gelen de Sabetayist mi?

8 Haziran 2017 Perşembe

Cansu Canan Özgen de sabetayist kliğinden bir gizli yahudidir | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, cansu canan özgen, sabetaycılar, sabetaycılık, gizli yahudiler, soy isim, içimizdeki israil, masonlar,

CAN-su CANAN ÖZ-gen de Sabetayist kliğinden bir gizli Yahudidir.

Tıpkı çıktığı Haber Türk kanalının sahibi Turgay Cin-er gibi...

Tıpkı programına sık sık katılan ve İslam'ı dejenere etmesi için kendisine bütün fırsatlar kasten verilen, boş tenekenin teki olduğu halde markalaştırılan Can-er Tasla-man gibi...
Tıpkı Emre Dorman gibi...

➥ tansu, cansu, kansu, çoskunsu, karasu, aksu, göksu, gürsu, nirsu, arsu, vardarsu, subarlas, suberk, suda, sualp, zapsu, susam, ongunsu, yeginsü, aksü gibi ekler bunların -men ve -man ekleri kadar yoğun olarak isim ve soy isimlerinde kullandığı şifreleme yöntemlerindendir.

Yine;

➥ ilgen, berilgen, bayülgen, ülgen, aygen, özgen, ilgenalp, özgenalp, ülgener, mergen, bilgen, erözgen, özgentürk, birgen

gibi kelimeler, İngiliz gizli servisinin, Masonluğun, dünyada yayılmış gizli Siyonist teşkilatların desteği ile, hile ve ihanet ile, ülkemizin yönetimini ele geçiren ve tedhiş ile hukuksuz rejimlerini zorla dayatan hatta resmi müfredat ile kutsallaştıran, yüz milyonla Türk'ü kandırıp dünya ve ahiret saadetini çalan Sabetaycıların, milletimiz arasında birbirlerini kolayca tanımak için aldıkları soy adları arasında sık kullanılanlarıdır.

DİKKAT! Bizi, Facebook ve benzeri sansürcü Amerikan/Siyonist sosyal ağlarından sağlıklı şekilde takip etmeniz mümkün değil. Telegram yazılımı kurarak, oradaki Akademi Dergisi grubumuza takipçi olmanız, en doğru davranış olur. Telegram Akademi kanalının adresi: www.t.me/AkademiDergisi

17 Ekim 2013 Perşembe

Erbakan boş adamın tekiydi

erbakan
erbakan



Erbakan öylesine boş ve samimiyetsiz bir adamdı ki, İslam adına hareket ediyormuş gibi gözükerek Müslümanları perişan ettiğini, pek çok ciddi-mesuliyetli meselede inadına hata yaptığını hiç tınmazdı. Hiç sıkıntı etmezdi.

Kimseyi dinlemezdi. Dediğim dedik inat bir tipti. Bu milletin başına Adnancıları Erbakan ve Milli Gazetesi sardı. Aldı parayı, verdi tam sayfayı... Yıllarca devam etti bu... Parti içinde de vaziyet aynıydı. Adnancılar hem para veriyorlar hem de adamlarını koyuyorlardı partiye. Düşünün ki en nihayet Fatih Erbakan bile Adnan Oktar müridi oldu çıktı. Hala da öyle...

Haydi, insandır herkes aldanır, Erbakan da aldandı diyelim. Bir vakte kadar ben de bunları bu kadar bilmiyordum. Bunların çok geçmişlerini bilmeye zaten yaşım da müsait değil. Ama insan karşısına çıkan bunca gerçeği oy kaygısı ile ya da başka kaygılar ile nasıl görmezden gelir? Nasıl böylesine samimiyetsizlikleri bile sergileyip sonra büyük adam gibi meydanlara çıkabilir?

Adnan'a ve onu oynatan Sabetayist çeteye 1999 yılında Türkiye tarihinin en büyük terör operasyonu binlerce polis ile beraber yapıldığında, silahlar, gizli MİT belgeleri, Şantaj kasetleri, şantaj faksları dahil her şey ele geçirildi. En kilit isimler kaçtılar da ceza almadılar. 8-10 sene kaybolanlar, adaletten kaçanlar oldu.

Halbuki Adnancılar her dönemde ne olduklarını belli ediyorlardı. 1994'lerde çıkarttıkları Telgraf isimli basılı yayınla mut'a nikahını savunuyorlardı. İnançlarının düzgün olmadığı, gayretlerinin samimi olmadığı ve bir gizli arka planı olduğu hep belliydi. Dahası Harun Yahya ismi ile çıkartılan kitaplara baksaydı sadece, o kitaplarda kişiyi küfre götürecek hatalı bilgilerin sürekli tekrarlandığını da görebilirdi. Görmüştü de... Gerçek bir Müslüman gazetesini partisini gerekirse kapatır da, kilit vurur da itikadı bozan sapıklıklara aracılık etmez. Ama Erbakan'ın hayatı bununla dolu. Partisi Türkiye'de selefilerin, vehhabilerin, şiilerin, mezhepsizlerin, reformistlerin, hizbulvahşetin şunun bunun, ne kadar bozuk yol varsa hepsinin toplanma merkezi oldu. Bununla mücadele de etmedi. Rahatsızlık da duymadı. Son dönemlerinde bile Humeyni gibi birine rahmet okudu. Büyük alim ve lider gördü. 

Böyle adalet olmaz! Böyle saçma sapan ceza yasaları da olamaz!

adalet hukuk
adalet hukuk


Beni buna kimse inandıramaz;
Bu kadar hukuk insanı, avukat, savcı, hakim... "Biz bu adalet sistemini düzeltmeliyiz. Bu kurumdan adalet değil haksızlık, hukuksuzluk dağıtılıyor. Böyle adalet olmaz.! Böyle saçma sapan ceza yasaları da olamaz!" dediler de düzeltemediler mi?

Beni buna kimse inandıramaz;
Siyaset ile meşgul olan milyonlarca insanımız... "Biz bu yanlış işleyen hatta doğru düzgün işlemeyen devlet mekanizmasını düzeltmeliyiz. Heba olan milli servetin, heba olan insan emeğinin, heba olan gençliklerin haddi hesabı yok. Devlet düzgün işlemediği için sıkıntı çeken milyonlarca vatandaş var. Bu sistemle gelecek nesillerimiz de tehdit altında. Devlet, devlet olmadığı için sokakta yatan on binlerce çocuk var. Devlet ve adalet olmadığı için korunmaya muhtaç yüz binlerce çocuk şu anda geleceğin suçlusu olmak yolunda dehşet bir aile ortamında yetişiyorlar." dediler de gerçekten samimiyetle gayret ettiler de üç beş vatan haini mi bu milyonlarca vatansevere(!) mani oldular?

Güldürmeyin beni...
İnsanların yüzde otuzu davasında samimi olsalardı bile, bu devlet böyle bir devlet olmazdı...

Bir şeyleri mi düzelteceksiniz? Önce kendinizden başlayın. "Sözümle özüm ne kadar uyuşuyor." diye muhasebe yapın. "Bana yapılsa çıldırırdım." dediğiniz şeyleri başkalarına yaptığınızın farkına varın. İlmi ayağa kaldırın ve bütün izm'leri ayaklarınızın altına alın.

İnsanı yaşat(yetiştir, eğit ve adaletle muamele et) ki devlet yaşasın.


****
Aç olduğu için iki simit çalan adama 12 yıl hapis isteyip, küçücük bir kız çocuğuna tecavüz eden bir piçi serbest bırakan bu devletin adalet sistemini, içimizdeki İsrail'in, Sabetay Sevi'nin piçleri bilerek ve isteyerek, bu milleti madden ve manen perişan etmek için kurmuşlardır. 

Gavur işgali altındaki bir memlekette bile böylesine iğrenç bir hukuk sistemi tatbik edilemezdi. Bizden gözüküp bizim dibimizi oyanlar, bize her ama her zulmü yaptılar. İhanetin, düşmanlığın en sinsisini ve her türlüsünü sergilediler. 

14 Ekim 2013 Pazartesi

Kripto Yahudi firması Ülker deşifre olunca taktik kıvırmalar başladı: "Ülker hiçbir zaman muhafazakar olmadı."

ülker
ülker

Gerçek yüzü hızla deşifre olmaya devam eden Ülker, taktik hareketlerle vurguna devam etmek gayretinde.Bunlar koskoca bir millet ile bir de alay edip dalga mı geçiyorlar? Sokaktaki insana "Ülker İslami bir firma mı?" diye sorulduğunda on kişiden dokuzu hiç düşünmeden "Evet." diyorsa, Ülker kendini onlarca yıldır İslami göstermeden halkın tamamında böyle bir algının oluşması mümkün müdür?

Bu yaptıkları, "Biz sizi onlarca yıdır 'kek' ledik... Aslında İslam düşmanı Yahudilerdendik. Bütün ortaklarımız Yahudi, Ermeni, Rum, Sabetayistler ve Masolardı. Güzel de oynadık ama ne yapalım deşifre de olduk nihayetinde." diyememenin ve iddialar/ispatlar karşısında sessiz de kalamamanın bir tezahürü mü?

***


Muhafazakar gelenekten gelenlerin yakından tanıdığı Yıldız Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, iş hayatında hiçbir zaman muhafazakar olmadıklarını söyledi.

Dünyada kendilerini Yahudi olarak tanıtıyorlar ama Türkiye'de 'Türk'üz!' diyorlar. Sabetayistler Türklere ve Türkiye'ye ihanet ediyorlar.

yahudi münafıkları
yahudi münafıkları


YAHUDİ MUNAFIKLARI 

“BENZET; AMA ASLÂ BENZEME!” 


Sabetay Sevi cemaati mensuplarından ve “Evet Ben Selanikliyim, Türkiye Sabetaycılığı” kitabının yazarı Ilgaz Zorlu, geçen sene, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Diyalog Platformu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de sayıları 100 bini bulan Sabetayclar’ın asıl hüviyetlerini gizlemelerinden yakındı. Zorlu, İzmirli bir haham olan ve bazıları tarafından mesih (kurtarıcı peygamber) olarak kabul edilen Sabetay Sevi’nin adıyla anılan Sabetaycılığı şöyle tavsif etti: “Sabetaycılar bence Türkiye’nin gizli Yahudi cemaatidir. Kendilerine sorarsanız, Türk ve kabul edilebilir ölçüde Müslüman bir cemattir. İsrâil’de Sabetaycılık, Yahudilik içinde kabul edilmiyor.” 

11 Ekim 2013 Cuma

Kurtuluş Savaşını Museviler mi başlattılar? Jak Kamhi doğruları mı anlattı?

kurtuluş savaşı
kurtuluş savaşı

Kendisi de bir Yahudi olan ve Profilo'nun sahibi olan Jak Kamhi,

"Kurtuluş Savaşını Museviler başlattı. İzmir'de Yunan bayrağını indirip Türk bayrağı çeken Musevilerdi. 1. Dünya savaşında İngiliz İşgaline karşı ilk başkaldıranlar Museviler'di. Atatürk bana bir baktı, bir daha unutamadım o bakışları. O ölünce bizim evde de matem havası vardı." demiş Hürriyet gazetesine de şunları diyememiş:

Alevilik, Komünistlik, Sabetayistlik ve Yahudilik

Alevilik, Komünistlik, Sabetayistlik ve Yahudilik
Alevilik, Komünistlik, Sabetayistlik ve Yahudilik


Alevilik ve Aleviler hakkındaki acı gerçekleri ifade etmek, hemen Alevi düşmanlığı olarak tanımlanamaz. Bu, Türkiye'nin gerçeği... Bu ülkeye on yıllarca kan kusturmuş Sol Marksist, Leninist, Komünist, Ateist terör örgüleri hep Alevi vatandaşlarımızın gençlerinden beslendiler. Cem evlerini de her fırsatta merkez üs yaptılar.

Aleviler karar vermeliler; Ateistler mi, Müslümanlar mı? Pek çok Alevinin hür iradesi ile açıkladığı gibi, gerçekte kendilerini gayr-i İslami bir unsur olarak mı kabul ediyorlar? Eğer Müslümanlarsa içlerindeki teröristleri temizlemeliler ve Türkiye'de rejimi hile ve eşkıyalık ile kuran, gerçek kimlikleri her meydana çıktığında kendilerini Alevi olarak tanıtan Sabetayistlerin basit kuklaları olmaktan vazgeçmeliler. 

Sasbetayist Ayşe ArMAN DorMEN! Bu milletin namusuna kastetmekten vazgeç ve elini-dilini çek!

ayşe arman
ayşe arman


Yine başladı aynı terane..
Senin bedeninse senin bedenin, senin dekoltense senin dekolten. Satamazsın bedenini işte. Suç bu, ahlaksızlık bu... Utanmazlık bu... Gayr-i insani ve gayr-i medeni bir tavır bu...
Senin özgürlüğün toplumun düzenini, huzur ve güvenliğini tehdit ettiğin yerde biter. Herkesin her istediğini yapabileceği yerde hiç kime her istediğini yapamaz. Fitne çıkar. Kaos çıkar.

Sabetayist Ayşe ArMAN DorMEN'e de mevzu çıkmış yine... Dekoltesi yüzünden işinde edilen sunucunun fahri avukatlığını üstlenmiş. İnadına dekolte ile fotoğrafını çektirip "Benim bedenim, benim dekoltem." yazdırmış yanındaki afişe..

5 Ekim 2013 Cumartesi

-video- Cumhuriyetin kurucu kadrosundan tipik bir Sabetayist: Abdülkadir Cami Baykurt

abdulkadir cami baykurt cumhuriyet
abdulkadir cami baykurt cumhuriyet


Sabetayist M. Kamal Adıtürk'ün yakın ekibindendi. O da Sabetayistti. Soy ismi aslında Bay-Kut idi.. Ama böyle bir kelimeye yabancı olan milletimizin arasında o hep Baykurt olarak anıldı. 
Sabetayistler tarafından hile ve silah zoru ile, İngiltere ve Siyonizm işbirliği ile kurulup ilan edilen Cumhuriyetin ilk içişleri bakanı sayılabilir kendisi... Daha sonra, kendi gibi çift kimlikli olan pek çok Sabetayistte görüldüğü üzere o da M. Kamal ile ters düştü. TBMM temsilcisi olarak Roma'ya gönderilerek uzaklaştırıldı. Buna çok içerlendi ve bir daha geri dönmedi. Dönmeyince istifa etmiş kabul edildi. 

M. Kamal Adıtürk'ün ölümüne kadar yurda dönemedi. O öldükten sonra hiç beklemeden yurda geri döndü. Çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yapmaya başladı. Bunlardan biri de yine Sabetayist Zekeriya ve Sabiha Sertel'lerin çıkarttığı Tan Gazetesi idi. Tan Gazetesi Türkiye'de Komünizmin ve Sol'un yayılmasında çok büyük öneme sahipti. Zaten Türkiye'ye Komünizmi tamamen kripto Yahudiler getirmişlerdi. Nazım Hikmet Ran da bir kripto Yahudiydi. O da Kamal Adıtürk ile hiç anlaşamamanın sıkıntılarını çekti...

Vatan gazetesinin sahibi ve baş yazarı Ahmet Emin Yalman da Yakubi kolundan bir Sabetayistti. Kapani kolundan olan Kamal Adıtürk ile hiç mi hiç geçinemedi. Çok mücadele etti. Çok çekişti onunla...

Sabetayisler hiçbir zaman gerçekten Müslüman olmadıklarından ve damarlarındaki kana kadar İslam ve Türk düşmanı olduklarından, bu Sabetayist Baykut da "Sosyalist İslam" ayarı tutturdu kendi kafasından ve çok çeşitli pusular kurdu Müslümanlara...


Osmanlı'nın son zamanında, ecnebi kökenli, tahsilli ve muhalif gençleri tam bir mason kulübü gibi olan İttihat ve Terakki (Birlik ve kalkınma) partisi altında örgütlemişti. Davasına çok gayretliydi... Bizi içimizden vuranların önde gelen neferlerinden biriydi. İzleyin ve tanıyın onu ki sonra çorap söküğü misali bu binbir surat mahlukların hepsini tanır olacaksınız..

|Mehmet Fahri Sertkaya

Ahmet Davutoğlu da Kripto Yahudi mi? Türkiye'deki Karaim Yahudileri kimler?

ahmet davutoğlu
ahmet davutoğlu


Karaim kelimesinin kökeni hakkında pek çok görüş ortaya atılmıştır. "Kara" kökenin Arapça okumak, kıraat etmek anlamına gelen ve Kur'an ile aynı kök olan "Karae"den geldiği ve aynı şekilde Arapça ile aynı dil ailesinden olan İbranice'deki yine okumak anlamına gelen "Karai"den geldiği ve sadece yazılı Tora'yı, Eski Ahit'i otorite kabul ettiklerini ve genel Yahudi kitlenin benimsedikleri diğer Tevrat yorumlarını gözönüne almadıklarını ima eden bir ifade olduğu da söylenmiştir. Karay, Kara'ya mensup olan demektir ve sonundaki Arapça aidiyet eki "i" Türkçe ses uyumuna göre düşüp "y" olmuştur. Karaylar, İbranice'de çoğul takısı "im" getirilerek Karaim şeklinde telaffuz edilir.
Bir diğer görüşe göre 10. yüzyılda Bizans'tan sürgün olarak Hazar ülkesine sürgüne giden ve Museviliğin Karai mezhebine bağlı olan insanlar, Hazar Devleti sınırları içinde kalan Kırım topraklarına yerleştirildiler. Hazar hakanının Musevi inancını kabul etmesiyle, Karai mezhebi, Kırım'da yaşayan Türkler arasında da yayılmaya başladı. Bu inancı kabul eden Türk toplulukları, ilerleyen yıllarda 'Karaim' adıyla anılmaya başlandılar. (Wikipedia)

***

Son dönemde Türkiye’de “Kırım Tatarları” modası esiyor. Kemal Karpat’tan Halil İnalcık’a yıldızı parlayan tarihçiler, Ahmed Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a yükselen siyasetçiler hep Kırım Tatarı.

Biz de konuyu Prof.Dr. Yalçın Küçük’e sorduk. Kırım Tatarları’nın kökenleri nereye dayanıyor? Türkiye’de hangi önemli isimler Kırım Tatarı? Yalçın Küçük’ün bu isimlerle ilgili çalışmaları var mı? Odatv olarak Prof.Dr. Yalçın Küçük’e sorduk. Küçük, Odatv’ye yanıtladı.

İşte Yalçın Küçük’ün açıklamaları:

Tyurkskiye Narodı Kırıma, 2003 tarihinde Moskova’da basılmış çok bilimsel bir kitaptır. Adından da anlayabileceğiniz gibi, bu kitabın adı “Kırım’ın Türk Halkları”dır. Bu standart bir kitaptır. Dolayısıyla Kırım dediğiniz zaman, Türkler ve Tatarlar dediğiniz zaman, elimizde yeni çıkmış “Tyurkskiye Narodı Kırıma” kitabı var.

Bu kitap üç bölüme ayrılıyor. Kırım dediğimiz zaman, biz Kırım Tatarları’nı kastediyoruz. Ama aslında bilimsel ve tarihsel olarak orada üç halktan bahsedebiliriz. Bir tanesi Karain, ikincisi Kırımskiye Tatarı, üçüncüsü de Kırımçaklar. Demek ki, Türkçede genel olarak Kırım Tatarı dediğimizde, etnik açıdan ve zaman zaman din açısından da birbirinden farklı üç halktan söz ediyoruz. Zaten kitabın başlığı da bu: Tyurkskiye (Türk) Narodı (Halkları) Kırıma(Kırımın).

Karainleri şöyle ifade edebiliriz; İbraniler “Karaim” der; Batılılar Karaibler, orada yaşayanlar, Türkler ve Ruslar ise “Karaim” derler. Demek ki, Kırım Tatarlarının veya Kırımlı dediklerimizin önemli bir bölümü Karaim’dir. Bunlara ya “Karia” deriz veyahut “Karia Türkleri” deriz.

Bunlardan bildiğimiz bir kişi var, o da Refik Halit Karay’dır. Bunlar “kara” sözcüğünden gelirler. “Kara” İbranicede “okumak” demektir. 14, 15 ve 16’ncı yüzyılda en çok Galata Köprüsü yakınlarında oturdukları için oraya “Karaköy” denir. Demek ki, bugün Karaköy dediğimiz yerde, eskiden bizim “Kırımlılar” dediğimiz Karayiler oturuyordu.

İkinci grup Kırım Tatarlarları’dır. Bunlar ayrı bir kategoridir. Dolayısıyla bana Kırımlıları sorduğunuz zaman, diğer Tatarları ayırmak durumundayız. Kazan Tatarları da var. Lenin kısmen Kazan Tatarıdır. Azerbaycan’a dışarıdan baktığınızda onlara da “Tatar” denir. Onları da ayrı tutuyoruz. Bu nedenle de sorduğunuz sorudan İlber Ortaylı arkadaşımızı da ayrı tutuyoruz. Zaten şu sıralarda bir ödül de almadı. Gittikçe ödülsüz bir yere doğru gidiyor. Kırım Tatarları dediğimizde bunları ayırmış oluyoruz.

KARAYLAR YAHUDİLİĞİN BİR KOLUDUR

29 Eylül 2013 Pazar

Annesi ile babası o doğduktan yedi ay sonra evlendiler ve de sabetayisttiler; Maskeli Leydi Tansu Çiller

tansu çiller
tansu çiller


"Çiller", Tansu Çiller'in kızlık soy adıydı. Kocası Özer, Tansu ile evlenince onun soy adını aldı ve Özer Çiller oldu. 
Tan-su'nun babası Hüseyin Necati Çiller bir Sabetayistti. Gazetecilik yapan Hüseyin Necati çok değişik bir ruh haline sahipti. Kimse ile geçinemezdi. İstanbul Büyük Şehir Belediyesinde çalışırken sekreterliğini yapan Selanik kökenli Sabetayist kadınla aynı evi paylaşmaya başladılar. Uzun yıllar böyle geçtikten sonra, bir gün bu kadın Tan-su'ya hamile kaldı. Tan-su doğunca düzen bozuldu. Epey direndiler ama olmayınca annesi ile babası Tansu doğduktan yaklaşık bir sene kadar sonra mecburen evlilik yaptılar. 

Tansu'nun babası öyle bir İslam düşmanıydı ki, bir gün evine hediye olarak ism-i celal hatlı bir tablo getirilince "Benim evime Kur'an muran girmez. Alın götürün şunu." diye bağrıştı.

11 Eylül 2011 Pazar

Bir Yahudi Ailesinin Türklük Serüveni; İpekçiler ve İsmail Cem

Bir Yahudi Ailesinin Türklük Serüveni; İpekçiler ve İsmail Cem

İSMAİL CEM DE GİZLİ YAHUDİLERDEN MİYDİ? KİM BU İPEKÇİLER?

İsmail Cem, gazetecilikten TRT Genel Müdürlüğü'ne SHP'den CHP'ye, DSP'den YTP'ye,
30 yıldır aktif siyasetin içinde yer almış önemli bir isim. Kültür Bakanlığı'nın yanı sıra,
beş yıl Türkiye'nin Dışişleri Bakanlığı'nı üstlendi.

İsmi, iki kez Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gündeme geldi.

1970'lerde değiştiği soyadı 'İpekçi', çeşitli spekülatif tartışmalarda hep anıldı.
Babası, İhsan İpekçi, Türk sinamasının ilk otuz yılına damgasını vurdu.
Kuzeni Abdi İpekçi, Türk basınının en önemli aktörlerinden biri.

Mensubu olduğu 'İpekçi Ailesi", yapısı ve nitelikleri bakımından önemli bir fenomen.
1492’de Endülüs İslam Devleti yıkılınca oradaki Haçlı zulümlerinden kaçıp Osmanlıya sığınan ve Osmanlı’nın şefkat ve merhamet eli sayesinde yerleştirildiği Selanik şehrinde boş durmayan bir aile..

17. Yüzyılın ortalarında meydana çıkan sahte Mesih(kurtarıcı perygamber) Sabetay Sevi’ye tabi olup gerçekte öyle olmadıkları halde hem Türk hem de Müslüman gözükerek biz Müslümanların dünya üzerinde son kalan devleti Osmanlı’nın içinden sinsice yıkılmasına ve Cumhuriyet’in kurulmasına zemin hazırlayan bir aksiyonun büyük parçası bu aile…

Adnan Menderes Sabetaycı Yahudi Bir Aileye Mensuptu!

Adnan Menderes Sabetaycı Yahudi Bir Aileye Mensuptu!


ADNAN Menderes'in eşi Berrin hanımın, meşhur Dr. Nazım beyin yeğeni olduğunu biliyoruz.
Dr. Nazım, ünlü ve ileri gelen Sabataycılardandır, İttihadçıdır ve İzmir suikasti hadisesinde idam edilmiştir.
Bilindiği gibi Sabataycılar üç büyük kabileye ayrılır ve bunların araları hiç iyi değildir; hattâ zaman zaman aralarında dehşetli kapışmalar, hesaplaşmalar olmaktadır. İzmir suikastinde mağdur olup okka altına giren Sabataycılar, Karakaşlara mensuptur; onları ezenler de Kapancıdır. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra da böyle olmuştur.

Peki Sabataycı aşiretler niçin kendi aralarında bu kadar şiddetle çekişiyordu? Bu savaşın ardında büyük menfaatler, ikbal hırsları bulunmaktadır. İslâm tarihine bakınız, Müslümanın Müslümana yaptığını gâvur yapmamıştır. Sünnilerle Şiiler arasında asırlar süren kanlı savaşlarda nice şehirler yıkılmış, ülkeler tahrip edilmiş, kesilen kellelerden tepeler yapılmıştır.

Atatürk Dönmeydi. Yahudi Dönmesi. Nam-ı diğer Sabetaycı...

Atatürk Dönmeydi. Yahudi Dönmesi. Nam-ı diğer Sabetaycı...




Avusturya'lı siyasetçiden Masonluk, Türkiye, Atatürk ve Yahudi dönmeleri hakkında net açıklamalar;

Videonun Dökümü;

Bu güne değin en çok tıklanılanlar