9 Eylül 2017 Cumartesi

Sabetaycı gizli Yahudi Uğur Dündar, Sabetaycı gizli Yahudi Osman Nevres (Hasan Tahsin)'i anlatıyor. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, uğur dündar, osman nevres, hasan tahsin, sabetayistler, gizli yahudiler, bülbülderesi mezarlığı, şemsi efendi - şimon zwi, selanik dönmeleri, gerçek yüzü, sözcü gazetesi

Sabetaycı gizli Yahudi Uğur Dündar, Sabetaycı gizli Yahudi Osman Nevres (Hasan Tahsin)'i anlatıyor. 

Sene 2017 olmuş, İçimizdekiİsrail'i bu derece deşifre etmişiz ama hiçbir şey olmamış gibi davranmak istiyorlar. Bu milleti aptal yerine koyuyorlar. 

Osman Nevres (daha bilinen adı ile Hasan Tahsin), ruh hastası biri idi. Ortalığın birbirine girmesine sebep olmuştu. Yaptığı kahramanlık değildi, hasta bir psikolojinin işiydi. Kamalizm maskesi ile bu milleti aldatarak, hile ve ihanet ile Sabetayizm rejimi kuranlara, kurdukları rejimi ve adına rejim kurdukları Adıtürk'ü hukuksuzca resmi müfredat ve devlet gücü hatta yer yer devlet terörü ile kutsallaştıranlara, bol bol malzeme lazımdı, aralarından çıkan ruhi sıkıntılı kişileri bile, lüzumsuz herifleri bile kahramanlaştırdılar. 

20 Temmuz 2017 Perşembe

Üzülme Numan! Diyanet'i sizin Sabetaycılar, tam ayarında kurdular | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, akp'nin gerçek yüzü, bop projesi, gerçek yüzü, gizli yahudiler, içimizdeki israil, Mehmet Fahri Sertkaya, mustafa kemal atatürk, numan kurtulmuş, sabetaycılar,


Üzülme Numan, Diyanet'in düzeni, başında hiç politikacı yokken de tıkır tıkır işleyecek şekilde kurulmuştur. 



Zaten Diyanet dediğin de Sabetaycı gizli Yahudi Kamal Adıtürk (Atatürk) tarafından kurulmuştur. 

Sen çokça deşifre oldun ve artık bu kurumdan mes'ul bir Sabetaycı gizli Yahudi değilsin, Kültür bakanlığına çekmişler seni ama yerine kim geldi, bu kararları kim verdi, kararları verenler de yerine gelen de Sabetayist mi?

8 Haziran 2017 Perşembe

Cansu Canan Özgen de sabetayist kliğinden bir gizli yahudidir | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, cansu canan özgen, sabetaycılar, sabetaycılık, gizli yahudiler, soy isim, içimizdeki israil, masonlar,

CAN-su CANAN ÖZ-gen de Sabetayist kliğinden bir gizli Yahudidir.

Tıpkı çıktığı Haber Türk kanalının sahibi Turgay Cin-er gibi...

Tıpkı programına sık sık katılan ve İslam'ı dejenere etmesi için kendisine bütün fırsatlar kasten verilen, boş tenekenin teki olduğu halde markalaştırılan Can-er Tasla-man gibi...
Tıpkı Emre Dorman gibi...

➥ tansu, cansu, kansu, çoskunsu, karasu, aksu, göksu, gürsu, nirsu, arsu, vardarsu, subarlas, suberk, suda, sualp, zapsu, susam, ongunsu, yeginsü, aksü gibi ekler bunların -men ve -man ekleri kadar yoğun olarak isim ve soy isimlerinde kullandığı şifreleme yöntemlerindendir.

Yine;

➥ ilgen, berilgen, bayülgen, ülgen, aygen, özgen, ilgenalp, özgenalp, ülgener, mergen, bilgen, erözgen, özgentürk, birgen

gibi kelimeler, İngiliz gizli servisinin, Masonluğun, dünyada yayılmış gizli Siyonist teşkilatların desteği ile, hile ve ihanet ile, ülkemizin yönetimini ele geçiren ve tedhiş ile hukuksuz rejimlerini zorla dayatan hatta resmi müfredat ile kutsallaştıran, yüz milyonla Türk'ü kandırıp dünya ve ahiret saadetini çalan Sabetaycıların, milletimiz arasında birbirlerini kolayca tanımak için aldıkları soy adları arasında sık kullanılanlarıdır.

DİKKAT! Bizi, Facebook ve benzeri sansürcü Amerikan/Siyonist sosyal ağlarından sağlıklı şekilde takip etmeniz mümkün değil. Telegram yazılımı kurarak, oradaki Akademi Dergisi grubumuza takipçi olmanız, en doğru davranış olur. Telegram Akademi kanalının adresi: www.t.me/AkademiDergisi

17 Ekim 2013 Perşembe

Erbakan boş adamın tekiydi

erbakan
erbakan



Erbakan öylesine boş ve samimiyetsiz bir adamdı ki, İslam adına hareket ediyormuş gibi gözükerek Müslümanları perişan ettiğini, pek çok ciddi-mesuliyetli meselede inadına hata yaptığını hiç tınmazdı. Hiç sıkıntı etmezdi.

Kimseyi dinlemezdi. Dediğim dedik inat bir tipti. Bu milletin başına Adnancıları Erbakan ve Milli Gazetesi sardı. Aldı parayı, verdi tam sayfayı... Yıllarca devam etti bu... Parti içinde de vaziyet aynıydı. Adnancılar hem para veriyorlar hem de adamlarını koyuyorlardı partiye. Düşünün ki en nihayet Fatih Erbakan bile Adnan Oktar müridi oldu çıktı. Hala da öyle...

Haydi, insandır herkes aldanır, Erbakan da aldandı diyelim. Bir vakte kadar ben de bunları bu kadar bilmiyordum. Bunların çok geçmişlerini bilmeye zaten yaşım da müsait değil. Ama insan karşısına çıkan bunca gerçeği oy kaygısı ile ya da başka kaygılar ile nasıl görmezden gelir? Nasıl böylesine samimiyetsizlikleri bile sergileyip sonra büyük adam gibi meydanlara çıkabilir?

Adnan'a ve onu oynatan Sabetayist çeteye 1999 yılında Türkiye tarihinin en büyük terör operasyonu binlerce polis ile beraber yapıldığında, silahlar, gizli MİT belgeleri, Şantaj kasetleri, şantaj faksları dahil her şey ele geçirildi. En kilit isimler kaçtılar da ceza almadılar. 8-10 sene kaybolanlar, adaletten kaçanlar oldu.

Halbuki Adnancılar her dönemde ne olduklarını belli ediyorlardı. 1994'lerde çıkarttıkları Telgraf isimli basılı yayınla mut'a nikahını savunuyorlardı. İnançlarının düzgün olmadığı, gayretlerinin samimi olmadığı ve bir gizli arka planı olduğu hep belliydi. Dahası Harun Yahya ismi ile çıkartılan kitaplara baksaydı sadece, o kitaplarda kişiyi küfre götürecek hatalı bilgilerin sürekli tekrarlandığını da görebilirdi. Görmüştü de... Gerçek bir Müslüman gazetesini partisini gerekirse kapatır da, kilit vurur da itikadı bozan sapıklıklara aracılık etmez. Ama Erbakan'ın hayatı bununla dolu. Partisi Türkiye'de selefilerin, vehhabilerin, şiilerin, mezhepsizlerin, reformistlerin, hizbulvahşetin şunun bunun, ne kadar bozuk yol varsa hepsinin toplanma merkezi oldu. Bununla mücadele de etmedi. Rahatsızlık da duymadı. Son dönemlerinde bile Humeyni gibi birine rahmet okudu. Büyük alim ve lider gördü. 

Bu güne değin en çok tıklanılanlar